|
Kapak Konusu:
Sayın Adnan Oktar'ın İnsanlık Tarihinin Son Dönemi Ve Kıyamet Günü Tasvirleri Sayın Adnan Oktar çeşitli röportajlarında ahir zaman alametleri, Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhuru ve Hz. Isa (a.s.)’nın tekrar yeryüzüne gelmesi ile ilgili önemli bilgiler aktarmaktadır. Bu konularda ayrıca birçok eseri ve makalesi bulunan Sayın Adnan Oktar’ın detaylı olarak tasvir ettiği konulardan biri de, tüm Müslümanlar için birer hatırlatma niteliği taşıyan “kıyamet öncesinde ve kıyamet sırasında yaşanacak olan dehşet dolu ortam”dır.
İnsanların büyük bir bölümü kıyamet günü hakkında bilgi sahibidir. Hemen hemen herkes kıyamet saatinin dehşetinden az veya çok haberdardır. Buna rağmen, bazı insanların böylesine hayati bir konuda gösterdikleri ortak bir tepki vardır; kıyamet üzerine düşünmek veya konuşmak istemezler. Kıyamet saati geldiğinde yaşanacak korkuyu akıllarına getirmemek için yoğun bir çaba sarf ederler. Gazetede okudukları bir afet haberinin veya bir felaketi gösteren bir filmin kendilerine kıyameti hatırlatmasına dahi tahammül edemezler. Bu günün mutlaka karşılaşılacak olan büyük bir gerçek olduğunu düşünmekten kaçınırlar. Bu konudan bahseden kişileri dinlemek, bu büyük günü anlatan yazıları okumak istemezler. Bunlar, kıyamet düşüncesinin neden olduğu korkudan kaçmak amacıyla geliştirilen yöntemlerden bazılarıdır.
Ancak bazı insanlar yaklaşarak geldiğini düşünmekten ne kadar kaçmaya çalışsalar da kıyamet günü, tüm insanların gerçeği açıkça görecekleri gündür. Dünyada iken kıyamet gününe ve o gün tüm amellerinden sorguya çekileceğine inanmış bir insan, din ahlakının gereklerini de yerine getirmişse o zorlu günde artık güvenlikte olacağını umut eder.
Devamı için tıklayınız.

Allah Sevgisi İnsana Büyük Bir Manevi Güç Verir İman edenler Allah’ın rızasını kazanmak için Allah’a derin bir sevgi ve yakınlık duyar, O’nu kendilerine yakın bir dost ve veli edinirler. Yüce Allah’a büyük bir vefa ve sadakat ile bağlanırlar. Amaçları, çabaları ve duaları yalnızca Allah’ın rızasını kazanmaya yöneliktir. İşte Yüce Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanmaya yönelik bu çaba, Allah’ın izniyle müminlere, inkarcıların asla sahip olamayacağı, manevi bir güç verir.
Peygamberler Allah’a bağlılıklarıyla, derin Allah korkuları ve Yüce Allah’a olan güçlü sevgileriyle bütün Müslümanlara örnek olmuşlardır. Rabbimiz Allah’ın kendilerine verdiği tebliğ görevini hakkıyla yerine getirmiş, insanları kötülükten men etmiş, iyiliği emrederek onları güzel ahlaka davet etmişlerdir. Peygamberleri üstün kılan çok sayıdaki özellikten biri de, inkarcılar tarafından kendilerine yöneltilen baskı ve şiddet karşısında gösterdikleri güçlü, mütevekkil ve kararlı yapıdır. Peygamberleri kendilerine örnek alan Müslümanlar da yaşadıkları toplum içinde akılcı düşünce ve davranışları, güçlü kişilikleri ve samimi üslupları, asil görünümleriyle dikkat çekerler. Peygamberler gibi, onlar da hiçbir olay karşısında korku ve üzüntüye kapılmaz, her olayı hayırla değerlendirir ve etraflarındaki insanları durmaksızın iyiliğe davet ederler. Allah’ı çok anar, karşılaştıkları her olayı tek dostları olan Allah’ın yarattığını bilir, şeytanın boş vaatlerini Allah’ın izniyle tereddüt dahi etmeden aşar, dünyanın geçici heveslerine tamah etmezler.
Devamı için tıklayınız.

Hz. Süleyman (a.s) ve Hz. Zülkarneyn (a.s) Dönemlerinden Ahir Zamana Yönelik Müjdeler Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.), Yüce Allah’ın sınırlarını titizlikle korumuş, İslam ahlakını dünya üzerinde hakim kılmak için ciddi bir çaba göstermiş ve bu çabalarının dünyadaki karşılığını güçlü bir hakimiyetle almış olan iki mübarek şahıstır. Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.) dönemlerinde yaşanan yeryüzü hakimiyetinin dışında bu iki dönemin bir ortak noktası daha bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde, bu dönemlerde yaşanan dünya hakimiyetiyle Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yaşanacak olan hakimiyetin benzerlikler taşıyacağına dikkat çekilerek Müslümanlara büyük bir müjde verilmektedir.
Hz. Süleyman (a.s.); Hz. Nuh (a.s.)’un soyundan gelen, kendisine Allah Katından hidayet ve yüksek ilim verilen üstün ahlaklı mübarek bir peygamberdir. Allah, Hz. Süleyman (a.s.)’ı -aynı babası Hz. Davud (a.s.) gibi- İsrailoğulları’na peygamber olarak göndermiştir. Onu büyük bir saltanat, eşsiz bir zenginlik, cinler ve kuşlarla desteklemiş ve ona çok güçlü ordular ve üstün ilimler lütfetmiştir.
Yüce Allah, Hz. Süleyman (a.s.)’a olduğu gibi Hz. Zülkarneyn (a.s.)’e de “yeryüzünde sapasağlam bir iktidar” (Kehf Suresi, 84) vermiştir. Hz. Zülkar-neyn (a.s.) de çok güçlü ve tüm dünyaya nam salmış bir devlete hükmetmiştir. Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.) dönemleri incelendiğinde ilk dikkat çeken ortak nokta, Allah’ın izniyle din ahlakının hakim olmasıdır. Ancak dünya hakimiyetinin dışında bu iki dönemin ortak bir noktası daha bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav)’in pek çok hadisinde Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.) dönemlerinde yaşanan hakimiyetle, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yaşanacak olan yeryüzü hakimiyetinin birbirine çok benzeyeceğine dikkat çekilmektedir:
Devamı için tıklayınız.

Güncel: İlmi Araştırma Sayı 65 Big Bang Işıkları Görüntülendi
ESA’dan (Avrupa Uzay Ajansı) yapılan açıklamada, Nisan’da uzaya gönderilen ve Dünya’dan 1,5 milyon km uzakta Güneş’le ters yönde “mevzilenen” Planck uzay aracı, astronomların kâinatın ilk ışıklarını incelemeleri için ilk görüntülerini dünyaya gönderdi.
Big Bang’den (Büyük Patlama) sadece 380 bin yıl sonra uzayda ortaya çıkan radyasyonu inceleyen mikrodalga gözlem aracı Planck’in gönderdiği verilerin kalitesini mükemmel bulan ESA uzmanları, aracın ilki 6 ay sürmesi beklenen iki tam uzay araştırması yapacağını ve kâinatın ilk evrelerini inceleyeceğini belirttiler.
Planck’in inceleyeceği ilk ışıklar, kâinatın yaşı, bileşenleri ve gelişimi konusunda ayrıntılar taşıyor. Planck’ın Güneş’in ters yönünde konuşlanması sayesinde Dünya’nın gölgesi üzerine düşmüyor ve mutlak sıfıra (eksi 273 santigrat derece) yakın ortamda çalışan son derece hassas cihazları, Dünya’nın gölgesi veya sıcaklıktan kötü yönde etkilenmiyor. Uzay teleskobu Hubble ise gölge ve sıcaktan olumsuz etkilenmişti. Kâinatın ilk ışınlarındaki dalgalanmaları milyonda bir derece hassasiyetiyle tesbit edebilecek kapasiteye sahip Planck, “kozmik ışınım haritasını” da çıkaracak. Harita, kâinatın geometrisi, kâinatın genişleme hızı ve nihayetinde kâinatın kendi üzerine muhtemel çöküşü (Büyük Çöküş – Big Crunch), karanlık maddenin tabiatı ve miktarı gibi konuların daha iyi anlaşılmasına imkân verecek. (TimeTurk.com)
Devamı için tıklayınız.

Gizli Kötülükleri Masumluğun Ve Saflığın Ardına Sığınarak Yaşayanlar Hayatının her anını Allah rızasını gözeterek yaşayan, tüm amellerinden, niyetinden ve düşüncelerinden hesap vereceğini bilen güzel ahlaklı bir mümin, hiçbir şey gizlemeye ihtiyaç duymaz. Kötülük yapan kimseler ise gizliden gizliye yaptıkları kötü ve sinsi davranışları bildikleri için vicdanları her zaman rahatsızdır. Bu nedenle kendilerini temize çıkarabilmek ve masum olduklarını kendilerince kanıtlamak için büyük çaba harcar ve gizli yöntemler kullanırlar.
Bazı insanların işledikleri kötülüklerin üzerini örtmek ve kendilerini temize çıkarabilmek için kullandıkları en yaygın yöntemlerden biri, masum taklidi yapmak ve bunun arkasına sığınmaktır. Bu, şeytanın hileli yöntemlerinden biridir. Şeytan, etkisi altına aldığı kimselere yaptıkları kötülükleri ne şekilde gizleyecekleri konusunda yol gösterir. Şeytanın telkiniyle hareket eden insanlar da aynı onun gibi, kendilerini masum tanıtabilmek için özel yöntemler geliştirir ve karşılarındaki insanların etkilenebileceklerini düşündükleri bazı üslup, tavır ve konuşmalarda bulunurlar. Bu yöntemlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|