|
Kapak Konusu:
Allah Her Olayı İslam Ahlakını Dünyaya Hakim Etmek İçin Özel Olarak Yaratır İslam dünyasının bulunduğu coğrafya, en Batı’da Afrika’nın Atlas Okyanusu kıyılarında yer alan Fas’a ve Moritanya’ya kadar uzanır. En Doğu’da ise Pasifik Okyanusu kıyılarındaki Endonezya’ya kadar varır. Bu büyük coğrafyada yaşayan farklı milletlerden yaklaşık 1,5 milyar Müslümanın büyük bölümü, son iki yüzyıl içinde, sırf “Müslüman” oldukları için, çeşitli saldırı, baskı, terör ve hatta katliamlarla yüzyüze kalmıştır. Çünkü pek çok Müslüman, Müslüman olmayan veya Müslüman olduğunu söylediği halde aldığı Darwinist materyalist eğitim nedeniyle İslam ahlakından uzak yaşayan bazı yönetimlerin hakimiyeti altında yaşamak zorunda bırakılmıştır. Ancak İslam dünyasının yaşadığı tüm bu olumsuz gibi görünen olaylar ve zorlukları Yüce Allah İslam dinini dünyaya hakim etmek için bir hikmet üzere yaratmıştır.
“Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” (Saff Suresi, 4) ayetinde haber verildiği gibi Allah, Kuran’da Müslümanları tek bir millet, tek bir topluluk olarak kabul eder. Dünyanın herhangi bir yerinde bir Müslümana zarar geldiği zaman ayetin hükmüne göre bu duruma karşı bütün Müslümanlar ittifak etmek durumundadırlar. Bu farz ve muhkem olan bir Kuran ayetidir. Ayrıca bu ayet Müslümanların birlik olmasının ve İttihad-ı İslam’ın farziyetinin önemine de dikkat çeker.
Devamı için tıklayınız.

Güncel: İlmi Araştırma Sayı 91 Yaşlılıkta Koku Alma Yetisi Zayıflıyor
Colorado Üniversitesi sinirbilim uzmanları yaşlanan insan beyninin, farklı kokuları ayırt etmekte zorlandığını buldu.
“Neurobiology of Aging” dergisindeki makaleye göre yaşlılar tehlikeli kimyasalları, gaz sızıntısını veya bozuk yemek kokusunu iyi alamıyor. Araştırma çerçevesinde yaşları kırk beşten az ve altmıştan fazla olan dört yüz kırk kişide, koku duyusundan sorumlu beyin hücrelerinin kokular ve içeriklerine ne şekilde tepki gösterdikleri incelenmiş. Genç insanların nöronları bir veya diğer içeriğe reaksiyon gösterirken yaşı ilerlemiş insanlarınki ikisine birden tepki veriyor. Bu nedenle de Diego Restrepo bir kokunun kesin olarak algılanması yaşlı insanlar için zorlaşmakta diyor.
Sonuçlar ayrıca iki yaş grubundaki insanların hücre biyopsileriyle de kanıtlanmış. Bu durumda da sayıları aynı olmasına rağmen genç bağışçıların beyin hücreleri daha seçici davranmış. Yaşlı insanlarda beklendiği gibi koku siniri azalmıyor, buna karşın aynı miktarda kalan sinir maddesi kokuları karıştırarak işlevini yitirmekte. Bir yemeğin kokusu tadını güçlendirir. Koku daha az algılandığında yemek de lezzetsizleşir ki bu da neden birçok yaşlının iştahının azaldığını açıklamaktadır.
Devamı için tıklayınız.

Şeytanın Oyalaması: Boş Vakit Boş vakit geçirmeyi güzel görmek, şeytanın insanlara verdiği bir telkindir. Din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda bazı insanlar için boş vakit geçirmek ya da yaygın olarak kullanılan ifadeyle “zaman öldürmek” normal karşılanır. Fakat müminler,
Yüce Allah’ın kendilerine lütfettiği zamanın her anını Allah’a yakınlıklarını› artırarak, daha derin düşünerek ve İslam yolunda fikri bir mücadele yürüterek geçirirler.
Samimi olarak Allah’a inanan bir kişi, şeytanın dünya hayatında insanlara süslü gösterdiği boş uğraşlardan kendini tamamen uzak tutmalıdır. İnsan ancak bu şekilde berrak bir zihinle gereği gibi derin düşünebilir. Kuran'da müminlerin boş işlerden yüz çevirdikleri şöyle bildirilmiştir:
"Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir." (Müminun Suresi, 3)
Bu ayette de işaret edildiği üzere dünyada verilen zaman insanlar için çok değerlidir. İnsan yaşadığı her an Allah'ın rızasının en çoğunu aramalıdır. Şöyle bir düşünün, ya bir insan vaktini boş ve kendisine fayda sağlamayacak konularla geçiriyorsa ve düşündüğü birçok şey o kişinin ahireti için faydalı ve yararlı değilse? Mümin her an böyle bir ihtimalin şuurunda olup, şeytanın ona hoş ve kolay gösterdiği “boş ve gereksiz” düşüncelerden ve davranışlardan tamamen uzaklaşmalıdır. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde bu konuda şöyle buyurmuştur:
Devamı için tıklayınız.

Kısa Kısa: İlmi Araştırma Sayı 91 Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı Listesi Açıklandı
Ürdün'ün başkenti Amman merkezli Kraliyet İslam Strateji ve Araştırma Merkezi, "Dünyanın En Güçlü 500 Müslümanı" listesinin 2011 versiyonunu yayınlandı. 2009'dan beri düzenli olarak yayınlanan listede politika, akademi, iş ve din dünyasından birçok Türk yer alıyor. Açıklanan listede ilk 50 sırada ise dört Türk’ün ismi var: Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu.
Bu dört ismin yanı sıra 500 kişilik listede farklı kategorilerden de 14 Türk daha yer aldı. Listenin zirvesindeki ilk 50 isim sıralı şekilde verilirken, kalan 450 isim sıralamaya tabi tutulmayarak meslek ve etki alanlarının özelliğine göre kategorize edildi. Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı listesine giren diğer Türkler ise şunlar: Akademisyenler kategorisinde Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Dr. İbrahim Kalın ve Prof. Dr. Hayrettin Karaman; Politikacılar kategorisinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; Din Adamları kategorisinde Diyanet İşleri eski başkanı Ali Bardakoğlu; Toplum kategorisinde Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Fazilet Partisi eski milletvekili Merve Kavakçı ve Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir; İş İnsanları kategorisinde Sabancı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı; Bilim ve Teknoloji kategorisinde ADNAN OKTAR; Kültür ve Sanat kategorisinde hattat Hasan Çelebi ve moda tasarımcısı Rabia Yalçın, Hafızlar kategorisinde Mustafa Özcan Güneşdoğdu, Medya kategorisinde Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı yer aldı. Raporda vefat eden Müslümanlar kategorisinde Necmettin Erbakan'ın biyografisine de yer verildi.
Devamı için tıklayınız.

Müminlerin Kalbi Her An Her Yerde Allah ile Beraberdir  İnsanın kalbinin her an her yerde Allah ile beraber olması ne demektir?
İnsanın her an her yerde Allah ile beraber olması için neler yapılmalıdır?
Bazı insanlar hayatları boyunca ne kadar büyük nimetlerin içinde olduklarını düşünmezler. Oysa her sabah güne sağlıklı olarak başlaması, nefes alabilmesi, görebilmesi, kokudan, yiyeceklerden ve güzel olan her şeyden zevk alabilmesi, sevgiden saygıdan dostluktan anlayabilmesi insan için çok büyük nimetlerdir. Bunun yanı sıra iyilikle kötülüğü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini birbirinden ayırt edebilecek bir muhakemeye sahip olabilmek de insana Allah'ın bahşettiği çok büyük bir lütuftur. Çünkü insan bunun sonucu olarak kötülüklerden ve nefsinin şer olarak fısıldadıklarından sakınabilecek, iyiliği ve güzellikleri tercih edebilecektir. Tüm bunlara karşılık yapması gereken ise, Rabbimizi gereği gibi takdir edip, O'na gereği gibi şükredebilmesi, kalbinin her an Allah sevgisi ve korkusu ile dolu olmasıdır.
İnsanın kalbinin her an Allah ile birlikte olması, kişinin kendini dünya hayatının tüm meşgalelerinden soyutlayarak bir kenara çekmesi demek değildir. "Kalbin her an Allah ile olması";
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|