Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Araştırma Son Sayı

İlmi Araştırma Sayı 91

İlmi Araştırma Dergisi'nin Ocak 2012 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Dünyamız
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Türk-İslam Birliği
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Yehova'nın Oğulları ve Masonlar
Atatürk'ü İyi Anlamak
Sosyal Silah Darwinizm
Dinler Terörü Lanetler
Varilci Darwin
Gözardı Edilen Kuran Hükümleri

Tavsiye Edilen Belgeseller
Terör Sevgiyle Yok Edilir
İhtişam Her Yerde
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Türk-İslam Birliğine Çağrı
Maddenin Ardındaki Sır
Semud Kavminin Helakı

Tavsiye Edilen Linkler
kurandaadalet.com
romantizm.org
altinoran.org
darwinistlerbizesorun.c..
sumucizesi.com
cocukkulubu.org

harunyahya.org

evreninyaratilisi.com
 

Kapak Konusu:
Allah Her Olayı İslam Ahlakını Dünyaya Hakim Etmek İçin Özel Olarak Yaratır

İslam dünyasının bulunduğu coğrafya, en Batı’da Afrika’nın Atlas Okyanusu kıyılarında yer alan Fas’a ve Moritanya’ya kadar uzanır. En Doğu’da ise Pasifik Okyanusu kıyılarındaki Endonezya’ya kadar varır. Bu büyük coğrafyada yaşayan farklı milletlerden yaklaşık 1,5 milyar Müslümanın büyük bölümü, son iki yüzyıl içinde, sırf “Müslüman” oldukları için, çeşitli saldırı, baskı, terör ve hatta katliamlarla yüzyüze kalmıştır. Çünkü pek çok Müslüman, Müslüman olmayan veya Müslüman olduğunu söylediği halde aldığı Darwinist materyalist eğitim nedeniyle İslam ahlakından uzak yaşayan bazı yönetimlerin hakimiyeti altında yaşamak zorunda bırakılmıştır. Ancak İslam dünyasının yaşadığı tüm bu olumsuz gibi görünen olaylar ve zorlukları Yüce Allah İslam dinini dünyaya hakim etmek için bir hikmet üzere yaratmıştır.

“Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” (Saff Suresi, 4) ayetinde haber verildiği gibi Allah, Kuran’da Müslümanları tek bir millet, tek bir topluluk olarak kabul eder. Dünyanın herhangi bir yerinde bir Müslümana zarar geldiği zaman ayetin hükmüne göre bu duruma karşı bütün Müslümanlar ittifak etmek durumundadırlar. Bu farz ve muhkem olan bir Kuran ayetidir. Ayrıca bu ayet Müslümanların birlik olmasının ve İttihad-ı İslam’ın farziyetinin önemine de dikkat çeker.

Devamı için tıklayınız.

Kararlı Dua Kaderin Anahtarıdır

Hayatın içerisinde hemen hemen her gün yüzyüze geldiğiniz; çok iyi bildiğinizi ve çok iyi kavradığınızı düşündüğünüz bazı konular vardır. Hatta çoğu zaman o konuyu, daha iyi kavrayabilmenin mümkün olmadığını sanırsınız. Ama bazen öyle bir söz duyarsınız, öyle farklı bir anlatıma şahit olursunuz ki, o çok iyi bildiğinizi sandığınız konuda daha önce hiç düşünmediğiniz yepyeni bir kapı, yepyeni bir ufuk açılır.

Bir anda tüm bakış açınız kökten değişir. O konuya karşı olan tüm ülfetiniz kırılır. O çok iyi bildiğiniz konuyu sanki hayatınızda ilk kez duyuyormuş gibi yeni bir kavrayış şekli elde edersiniz.

İşte insanın, hayatının çeşitli aşamalarında sürekli olarak yeni ve daha derin bir kavrayış kazanacağı konulardan biri de ‘dua’dır. İman eden her insan, Allah’ın tüm dualara icabet edeceğini bilir ve bu gerçeğe tüm benliğiyle gönülden iman eder. Ancak kişinin Allah’a olan yakınlığı, iman derinliği, kaderi kavrayışı arttıkça, dua konusundaki bakış açısı da sürekli olarak daha derinleşir ve mükemmelleşir. Kuran ayetlerini çok iyi bilmesine rağmen, aynı ayetleri tekrar okuduğunda, Allah’ın o ayetler ile kalbine yerleştirdiği mana gücü de sürekli olarak artar. Ve imanda kararlı olan her insan için bu durum hayatının sonuna kadar tekrarlanır.

Allah tüm dualara icabet edendir

Dua konusunda insanın duyduğunda bir kez daha kalbinin açılmasına vesile olacak bilgilerden biri de, ‘duanın kaderin anahtarı olduğu’dur. Bu, Allah’ın adetullahının bir parçasıdır. Müslümanlar aşkla, şevkle Allah’tan istediklerinde, Allah’ın izniyle bu dua gerçek olur.

Bu, dünyada pek çok insanın bilmediği bir sistem ve Allah’ın gizli bir sırrıdır. Dua edildiğinde Allah’ın kaderi hareket etmeye başlar. Özellikle de toplu duanın özel bir gücü vardır; Müslümanlar topluca ve ısrarlı şekilde bir istekte bulunduklarında ve bu yönde sebebe sarıldıklarında, insanların olmayacak zannettikleri şey dahi Allah’ın izniyle olur. Allah dünyayı bu adetullah ile yaratmıştır.

Devamı için tıklayınız.

Kısa Kısa: İlmi Araştırma Sayı 91

Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı Listesi Açıklandı

Ürdün'ün başkenti Amman merkezli Kraliyet İslam Strateji ve Araştırma Merkezi, "Dünyanın En Güçlü 500 Müslümanı" listesinin 2011 versiyonunu yayınlandı. 2009'dan beri düzenli olarak yayınlanan listede politika, akademi, iş ve din dünyasından birçok Türk yer alıyor. Açıklanan listede ilk 50 sırada ise dört Türk’ün ismi var: Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu.

Bu dört ismin yanı sıra 500 kişilik listede farklı kategorilerden de 14 Türk daha yer aldı. Listenin zirvesindeki ilk 50 isim sıralı şekilde verilirken, kalan 450 isim sıralamaya tabi tutulmayarak meslek ve etki alanlarının özelliğine göre kategorize edildi. Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı listesine giren diğer Türkler ise şunlar: Akademisyenler kategorisinde Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Dr. İbrahim Kalın ve Prof. Dr. Hayrettin Karaman; Politikacılar kategorisinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; Din Adamları kategorisinde Diyanet İşleri eski başkanı Ali Bardakoğlu; Toplum kategorisinde Cumhurbaşkanı Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Fazilet Partisi eski milletvekili Merve Kavakçı ve Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir; İş İnsanları kategorisinde Sabancı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı; Bilim ve Teknoloji kategorisinde ADNAN OKTAR; Kültür ve Sanat kategorisinde hattat Hasan Çelebi ve moda tasarımcısı Rabia Yalçın, Hafızlar kategorisinde Mustafa Özcan Güneşdoğdu, Medya kategorisinde Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı yer aldı. Raporda vefat eden Müslümanlar kategorisinde Necmettin Erbakan'ın biyografisine de yer verildi.

Devamı için tıklayınız.

Reenkarnasyon, Hiçbir İlahi Kaynağa Dayanmayan Batıl Bir İnançtır

  • Reenkarnasyon inancı, neden Kuran ahlakına göre yanlıştır?

  • Reenkarnasyon inancının altındaki sapkın düşünce nedir?

  • Sayın Adnan Oktar reenkarnasyon inancının Kuran ahlakına göre yanlış olduğunu hangi örneklerle açıklamıştır?

  • Reenkarnasyon inancı neden bazı çevreler tarafından zannedildiği gibi insanları huzur ve mutluluğa götürmez?

    Dünyanın birçok yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen bazı insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, ahiretin varlığını inkar etmeleri, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkmaları ve bu gibi insanların, reenkarnasyonu bu korkularını yenmek için kendilerince bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon yanılgısının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yapacağı yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır. Oysa Allah Kuran’da reenkarnasyon düşüncesine asla yer olmadığını açık olarak bildirmiştir.

    Kuran’a Göre Reenkarnasyon Mümkün Değildir

    Kuran’da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir


    Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre cennetle ödüllendirilir veya cehennemle azaplandırılır. Yani her insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran’da çok açık olarak bildirilmektedir:

    “Nasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz? Yalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz?” (Saffat Suresi, 58-59)

    Devamı için tıklayınız.

    Müminlerin Kalbi Her An Her Yerde Allah ile Beraberdir

  • İnsanın kalbinin her an her yerde Allah ile beraber olması ne demektir?

  • İnsanın her an her yerde Allah ile beraber olması için neler yapılmalıdır?

    Bazı insanlar hayatları boyunca ne kadar büyük nimetlerin içinde olduklarını düşünmezler. Oysa her sabah güne sağlıklı olarak başlaması, nefes alabilmesi, görebilmesi, kokudan, yiyeceklerden ve güzel olan her şeyden zevk alabilmesi, sevgiden saygıdan dostluktan anlayabilmesi insan için çok büyük nimetlerdir. Bunun yanı sıra iyilikle kötülüğü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini birbirinden ayırt edebilecek bir muhakemeye sahip olabilmek de insana Allah'ın bahşettiği çok büyük bir lütuftur. Çünkü insan bunun sonucu olarak kötülüklerden ve nefsinin şer olarak fısıldadıklarından sakınabilecek, iyiliği ve güzellikleri tercih edebilecektir. Tüm bunlara karşılık yapması gereken ise, Rabbimizi gereği gibi takdir edip, O'na gereği gibi şükredebilmesi, kalbinin her an Allah sevgisi ve korkusu ile dolu olmasıdır.

    İnsanın kalbinin her an Allah ile birlikte olması, kişinin kendini dünya hayatının tüm meşgalelerinden soyutlayarak bir kenara çekmesi demek değildir. "Kalbin her an Allah ile olması";

    Devamı için tıklayınız.

    Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

    Güncel: İlmi Araştırma Sayı 91
    Bir Ayet Bir Açıklama: Bakara Suresi, 267
    Bencillikten, Egoistlikten Kurtulmanın Yolu Islam Ahlakdır
    Evrendeki Cisimlerın Uzaklıkları Nasıl Ölçülüyor?
    Müminleri Daima İyi Olana Teşvik Etmenin Yolları
    Şeytanın Oyalaması: Boş Vakit
       
  •  

     

     
    İlmi Araştırma Geçen Sayı

    İlmi Araştırma Sayı 90

    İlmi Araştırma Dergisi'nin Aralık 2011 sayısını buradan download edebilirsiniz.

    PDF Download


    hayvanlaralemi.net
     

    Geçen Sayının Kapak Konusu:
    Hz. Mehdi (a.s.) Devrinde Dünyada Kaliteli ve Güzel Bir Müslümanlık Hakim Olacaktır

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde, Hz. Mehdi (a.s) devrinde Kuran ahlakının hakim olacağını bildirmiş ve günlük yaşantıda, sanatta, ekonomide ve sosyal hayatın her yönünde mükemmel bir güzelliğin hakim olacağını müjdelemiştir. Kuran’da, hayatın her anını etkileyen bu anlayış çok detaylı olarak tarif edilmektedir. Bunun temelinde ise her konuda, Allah’ın en fazla hoşnut olacağı, en güzel, en doğru ve akılcı olanı uygulamak vardır. Kuran’da tarif edilen bu anlayış ve akıl doğrultusunda, Hz. Mehdi (a.s.) dünya tarihinde görülmemiş üstünlükte bir kalite anlayışını Allah’ın izniyle tüm insanlara yaşatacaktır.

    Hz. Mehdi (a.s.) Devrinde Müslümanların Yaşadıkları Ortamlar Temiz, Estetik ve Güzel Olacaktır

    Hz. Mehdi (a.s.), Allah’ın kendileri için yarattığı güzellikleri ve çevrelerindeki nimetleri, insanların çok daha iyi görüp takdir etmelerine dolayısıyla tüm bunlardan çok daha fazla zevk almalarına vesile olacaktır. Yine Kuran ahlakının bir gereği olarak temizliğe de büyük önem verilecek, insanlar hem çevrelerini hem de kendilerini olabildiğince temiz ve güzel hale getireceklerdir.

    Devamı için tıklayınız.

    Affedici Olmanın Önemi

    Allah’ı dost edinen müminler her zaman Allah’ın kendilerine karşı çok merhametli, şefkatli ve affedici olduğunu bilmenin huzuru içerisinde yaşarlar. Bu yüzden de hata yaptıklarında hemen Allah’ın affediciliğine sığınırlar ve tevbe ederler. Allah’ın “Rahman” sıfatının, “rahmeti herşeyi kuşatmış olan, bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve güzellik dileyen, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan” anlamlarına geldiğini kavrayan müminler, Allah’ın kendilerine mutlaka yardım edeceğini, koruyup gözeteceğini ve affedeceğini bilmenin güveni içindedirler. Nasıl bir hata yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın affedici olduğunu ve samimi oldukları takdirde Allah’ın bu hatalarını affedip kendilerini hayra yönelteceğini umar ve ümitvar bir tavır sergilerler. Akıllarına hiçbir zaman aksi bir düşünce gelmez. Gerçek dostları, sığınacakları ve yardım isteyecekleri yegane ve mutlak güç sahibi olan Allah’a güvenmek, müminlerin hayatlarının çok güzel geçmesine vesile olur. Çünkü müminler Allah’ın, daha kendileri dünyaya gelmeden önce, kaderlerinde yaşayacakları tüm olayları bildiğinin, sonsuzluk içinde hepsinin yaşanmış ve bitmiş olduğunun bilincindedirler.

    Devamı için tıklayınız.

     

    İlmi Araştırma Dergisi © 2005
    Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
    telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.