İlmi Araştırma Sayı 95 - Mayıs 2012

Güncel: İlmi Araştırma 95

Yunuslar Gruplaşıyor Bir yunus türü olan Afalinaların erkeklerinin, çete benzeri gruplar kurdukları, dişilerini diğer gruplara karşı korudukları, zaman zaman da 'taraf değiştirdikleri' saptandı. Avustralya'nın batısındaki Köpek Balığı Koyu'ndaki Afalina türü yunusları inceleyen bilim adamları, hayvanların yüzlerce kilometrekarelik bir alanda dolaştığını, burada sık sık diğer gruplarla karşılaştığını belirledi. Çalışmaya katılan Amerikalı araştırmacı Dr. Richard Connor, grupların tek bir bölgeyi sahiplenmek yerine "birbiriyle örtüşen bir alanlar mozaiğini" benimsediğini söylüyor. Connor'a göre bu esnada gruplar birbiriyle karşılaştığında nasıl davranacaklarına karar vermek zorunda kalıyor ve bu iletişim de onların zekasını gösteriyor. Erkek Afalinalar, büyük beyinlerini kullanarak, bir diğer grup yunusla karşılaştıklarında onları otomatik olarak düşman bilmek yerine, ne zaman dost ne zaman düşman olacaklarına karar veriyor, hatta duruma göre 'taraf değiştiriyor.' Beş yıl süren araştırmanın sonuçları, Proceedings of the Royal Society - Biological Sciences adlı yayın organında yer aldı. www.bbc.co.uk Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

Bir Ayet Bir Açıklama: Hud Suresi, 92

www.Kurandancevaplar.com "...Şüphesiz benim Rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp-kuşatandır." (Hud Suresi, 92) Ayette, Allah'ın insanları da yaptıklarını da kuşattığı bildirilmektedir. Allah'ın her yeri sarıp kuşattığı, bize şah damarımızdan yakın olduğu, her nereye dönersek Allah'ın yüzünü göreceğimiz birçok Kuran ayeti ile bildirilmiştir. Allah her yerdedir. Allah, tek mutlak varlık olarak, tüm kainatı, tüm insanları, yerleri, gökleri, her yeri sarıp kuşatmıştır ve Allah tüm evrende tecelli etmektedir. Devam >>

Harun Yahya ve Etkileri

Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu: İlmi Araştırma Sayı 95

Acil hastayı kabul etmeyen hastanelere ağır yaptırım Başkent TV, 6 Mart 2009 Adnan Oktar: Ama bunu devlet yapar, halkın da istemesi gerekiyor, bunu teklif edelim, kanun teklifi verilsin ve ayrıca hastaya da çok güzel muamele yapılır... Gelir gelmez, “hoş geldin sefa geldin kardeşim”, hemen alıp “Allah şifa versin, nedir rahatsızlığın” deyip, gönlünü alarak ve bedava ilacını vererek göndermek lazım. Hastadan bütün Türk milleti sorumludur hepimiz sorumluyuz hastadan. Hasta insandan başının çaresine bak denilir mi? ... ... hastadan para alınmaz, hastaya para verilir, imkân verilir, evine kadar gitmesi sağlanır. Mesela Allah esirgesin beli felç oluyor, belinden, ayakları tutmuyor, yurt dışından araba getirttir, niye getirsin arabayı, yani o bizim kardeşimiz hemen hazır stokunuzda olsun, hemen arabasını verelim, canı gönülden destek olalım. Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

Kuran’da Bildirilen Laiklik Nasıl Yaşanmalıdır?

Dünyada dindar insanlar olduğu gibi din ahlakını yaşamayan insanlar da vardır. Ancak bir ülkede dindar insanların da, din ahlakını yaşamayan veya farklı dinlere mensup insanların da hayat garantisi ve huzuru olmalıdır. İnsanlara bu güvenceyi en iyi veren sistem ise laikliktir. Laiklik, tarihte ve günümüzde zaman zaman niçin yanlış anlaşılmış ve uygulanmıştır? Laiklik, İslam dinine hangi açılardan uygundur? Laiklik ilkesinin temel amacı, toplumda inanç ve ibadet özgürlüğünü tesis etmektir. Anayasada belirtildiği üzere "laiklik", Devletimiz’in vatandaşlarını bir dini benimseme, bu dinin gereklerini yerine getirme ya da getirmeme konusunda kendi vicdanları ile başbaşa bırakmasıdır; bu da onlara özgür bir seçim yapma imkanı vermektedir. Bu ilke doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin her vatandaşı, sahip olduğu inanca göre özgürce yaşama ve ibadet etme imkanını ve güvencesini bulacaktır. 1938 yılında yayımlanan Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15. Yılı kitabında, Atatürk'ün sağlığında benimsenen 'Laiklik Prensibi', şu şekilde izah edilmiştir: "Milli ve içtimai hayata ferdin dinsiz, şu veya bu itikat sistemine mensup oluşu, milli ve içtimai vazifesi bakımından ne bir kusur, ne de bir fazilet sayılamaz. Türkiye'de dinin dünya işlerinden ayrı tutulduğu, laikliğin ilan olduğu andan itibaren, hiç kimse, hiçbir ibadete icbar edilemez. Hiç kimse vicdanının ilhamı ile kabul ettiği ibadetten men olunamaz." (CHP XV. Yıl Kitabı, s. 12-13, zikreden; Ş.S. Aydemir, a.g.e., s. 454) www.Kurandaadalet.com Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

İslam Dininin Kolaylık Dini Olması Allah’ın Rahmetidir

İman sahipleri tüm hayatlarını Rahman ve Rahim olan Rabbimiz’in Kuran ayetlerinde bildirdiği şekilde geçirirler. Evde, işte, sokakta, nerede olurlarsa olsunlar hep Allah’ın razı olacağı gibi bir ahlak gösterir, Allah’ın hoşnut olmayacağı tavırlardan, amellerden şiddetle kaçınırlar. Ancak Rabbimiz’den bir lütuf olarak İslam dini insanlara çok kolay, çok güzel ve çok rahat bir yaşam sunmaktadır. Kuran ayetleri okunduğunda İslam dininin gerektirdiği uygulamaların son derece kolay olduğu görülür. Bu müjde bizlere,”... Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez...” (Bakara Suresi, 185) ayetiyle haber verilmiştir. www.islamadonus.com Rabbimiz’in şefkat ve merhametinin bir sonucu olarak çağlar boyu gönderilmiş olan bütün hak dinler her zaman çok kolay uygulanabilir hükümlere sahip olmuşlardır. Tarih boyunca, din ahlakının özünden saptırmayı amaçlayan ve bu üstün ahlakın yaşanmasını engellemek için türlü yöntemler deneyen bazı kişiler, din ahlakına birçok zorlaştırıcı uygulama ve hurafe katmaya çalışmışlardır. Kendi türettikleri uygulamalar yüzünden bilerek veya bilmeyerek insanların din ahlakından uzaklaşmalarına sebep olmuşlardır. Bu hurafelerin en tehlikelilerinden biri ise din ahlakını yaşamanın zor olduğu şeklindeki gerçek dışı inançtır. Oysa, Allah’ın Kuran’da bildirdiği hükümler ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti bize din ahlakının yaşanmasının samimi insanlar için son derece kolay olduğunu öğretmektedir. Allah evrendeki herşey gibi insanı da yoktan var etmiştir. İnsanı en iyi tanıyan, ona şah damarından daha yakın olan  Allah, din ahlakını da insanın yaratılışına uygun yaratmıştır. Allah bir ayetinde insanın din ile fıtratına (yaratılışına) en uygun olana çağrıldığını şöyle haber verir: “Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.” (Rum Suresi, 30) Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

Müslümanlar Yapılan Hatalara Karşı Affedicidiler

Müslümanlar neden affedici olmalıdırlar? Merhamet hissini yoğun biçimde yaşayan müminlerin bu özellikleri diğer üstün ahlaki vasıflarını nasıl olumlu yönde etkiler Merhametin önemli göstergelerinden biri kişinin affedici ve bağışlayıcı olabilmesidir. Allah Kuran’da iman eden kullarını “affedici ve bağışlayıcı” olmaya şöyle çağırmaktadır: “Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam’a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.” (Araf Suresi, 199) Bu, insanın nefsine zor gelebilen, ama Allah Katında güzel karşılığı olan bir tavırdır. İnsan yapılan bir hata karşısında öfkeye kapılabilir ya da onu affetmek istemeyebilir ama Allah müminlere affetmenin daha güzel olduğunu bildirmiş ve onları bu ahlaka teşvik etmiştir: “Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah’a aittir...” (Şura Suresi, 40) Bir başka ayette Allah “Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir” (Şura Suresi, 43) şeklinde bildirerek bunun üstün bir ahlak olduğuna dikkat çekmiştir. Ayrıca Allah, “Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir” (Nur Suresi, 22) ayetiyle müminleri bu konuda kendi durumlarını düşünmeye de teşvik etmiştir. Çünkü gerçekten de her insan Allah’ın kendisini bağışlamasını, esirgemesini ve rahmet etmesini ister. Yine aynı şekilde bir hata yaptığı zaman, çevresindeki insanların kendisini mazur görmesini ve affetmesini diler. İşte Allah müminlere bu durumu hatırlatarak kendilerine yapılmasından hoşlandıkları bir tavrı, başkalarına da göstermelerini bildirmiştir. Elbette bu, müminler arasında merhameti teşvik eden önemli bir emirdir. www.kuranahlaki.com Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

Kuran'ın Bazı Sırları : Tevbe Suresi 32, 40, 42-57

Islamiyet, Dünyaya Hakim Olacak Tevbe Suresi, 32. ayet; şeytandan Allah’a sığınırım; “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar.” Televizyonlarda vs. konuşarak İslam’ı, Kuran’ı durdurmak istiyorlar; Darwinizmi, materyalizmi yaymak istiyorlar. “Oysa inanmayanlar istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” “Dinini bütün dinlere üstün kılıp, dünya hakimi etmek istiyor” diyor Cenab-ı Allah. “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O’dur.” Ne olacakmış? Bütün dinlere üstün olacak, yani dünya hakimi olacak İslamiyet, inşaAllah. “Siz Ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah Ona yardım etmiştir.” Eğer insanlar Hz. Mehdi (a.s.)’a yardım etmezse… Ayetin işareti budur. Peygamberimiz (s.a.v.)’e gelmiş bir ayet bu. Asrımıza bakan yönüyle, “siz Hz. Mehdi (a.s.)’a yardım etmeseniz de Allah ona yardım etmiştir.” Yani ihtiyacı yok yardıma. “Hani kafirler ikiden biri olarak Onu (Mekke’den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: ‘Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.’ Böylece Allah O’na ‘huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti.” İkiden biri, “ikisi mağarada olduklarında,” Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.), Ashab-ı Kehf gibi mağarada olacaklar, inşaAllah. “Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş,” Hz. Hızır (a.s.)’ın ordusu, meleklerle desteklemiş, “inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı.” Şu anda da inkar çağrıları alçaltılıyor. Küçük düşürülüyor Allah tarafından. Aşağılanıyor. “Oysa Allah’ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” “Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi.” Mesela Hz. Mehdi (a.s.) için de öyle; çok uzun, 40 yıllık bir mücadele veriyor. O yüzden münafıklar dayanamıyorlar Hz. Mehdi (a.s.)’la mücadele etmeye. Devam >>

Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek

İnsanın Kendi Nefsine Zulmetmesi Allah’ın Beğenmediği Bir Davranış Bozukluğudur

Bazı insanlar kendi nefislerine nasıl zulmederler? İnsanı kendisine zulmetmekten kurtaracak yöntem nedir? www.Allahisevmek.com Zalim kelimesi genellikle yeryüzünde katliama, savaşa, mutsuzluğa sebep olan ve bunları durdurmak için ciddi çaba göstermeyen, bilakis kendi çıkar ve menfaatleri için bu zulme destek verenleri ifade eden bir kavram olarak algılanır. Bu elbette doğru bir düşünce tarzıdır. Ancak eksiktir. Çünkü bazı insanlar sadece çevrelerine zulmetmez, kendi nefislerine de zulmederler. Oysa zalimlik ve zulüm ister bir başka kişiye isterse kişinin kendisine yönelik olsun, Allah’ın beğenmediği davranışlardandır. Yüce Allah bu kişilerin ahirette alacakları karşılığı ayetlerde şöyle bildirmiştir: “Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür.” (A’raf Suresi, 177) “Ve ‘çirkin bir hayasızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.” (Al-i İmran Suresi, 135) Devam >>

İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

Teknolojiye İlham Kaynağı Olan Canlilara Örnekler

Günümüz teknolojisi hiç durmaksızın gelişmeye devam ederken, bilim adamları yenilikleri bir an önce faydalı bir şekilde günlük yaşama aktarmaya çalışıyorlar. Bu amaçla yürüttükleri araştırmaların en dikkat çeken yönü ise, doğadaki canlıları ilham kaynağı olarak almaları. Canlıların çeşitli özelliklerini inceleyen bilim adamları, günlük yaşantımızı kolaylaştıracak buluşlarına her gün yenilerini eklemeye devam ediyorlar. Akıllı Malzemelere Sahip Oldukları İçin Teknolojiye İlham Kaynağı Olan Canlılar Bugün doğadaki malzemelerin yapısını veya canlıların sahip olduğu üstün özellikleri inceleyerek bunları çalışmalarında örnek olarak kullanan pek çok bilim adamı vardır. Çünkü  bu canlılar, ihtiyaç duyulan sağlamlık, hafiflik, esneklik gibi özelliklere sahiptirler. www.orumcekmucizesi.imanisiteler.com ‘ Örümcek İpeği Kullanılarak Su Damlacıklarının Biriktirilmesi Doğada pek çok böcek ipek üretir ama örümceğin ürettiği ipek diğerleri ile kıyaslandığında büyük farklılıklar sergiler. Bu, örümceklerin ipeğini oluşturan proteinlerin yapısından kaynaklanır. Örümcek ipeği sağlamlığı yanında su damlacıklarının tesbih taneleri gibi dizilmesini sağlayarak su toplar. Çinli bilim adamları örümcek ipeğinin sahip olduğu bu özelliği sentetik ipek üreterek elde etmeye çalışmaktadırlar. Bilim adamlarının seferber olup araştırdıkları örümcek ipliği, 380 milyon yıldan beri örümcek tarafından kusursuzca örülmektedir. Bu durum, kuşkusuz Allah’ın kusursuz yaratışının delillerinden biridir. Şüphesiz örümceğin bu özelliği, Allah’ın kontrolündedir ve O’nun izniyle gerçekleşmektedir. Bu gerçek, bir ayette şöyle bildirilir: “... O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur…” (Hud Suresi, 56) ‘ Tehlikeli Maddeleri Algılayan Solucanlar Solucanlar yüksek oranda ağır metal içeren tehlikeli maddeleri bulabilirler. Solucanların bu özelliği sanayideki temizlik metotlarına bir alternatif olarak düşünülmektedir. ‘ Karınca Bilgisayarlar Karıncalar zigzaglı ve engebeli bir yolu düz bir yola matematiksel olarak dönüştürebilirler. Karıncalar, yolun uzunluğunu en minimum değerine ulaştırmakta, iki nokta arasında olabilecek en kısa mesafeyi düz bir çizgiye dönüştürmektedirler. Algoritmalar problem çözen karıncalardan ilham alınarak hazırlanmaktadır. ‘Parlak Tüyler: Yüce Rabbimiz’in kuzgunlarda yarattığı en belirgin özelliklerden biri, bu canlıların sahip olduğu parlak siyah tüylerdir. Bu kuşların tüylerinin parlak olmasının nedeni tüylerinin üzerinde ışık etkileşimine neden olan ince bir tabakanın bulunmasıdır. Bu tabaka, yüzey sert olduğunda bile yüzeyin parlamasını sağlayan bir etki oluşturmaktadır. Bilim adamları  tüylerin sahip olduğu bu özelliği cilalanamayan ama yine de parlak görünmesi gereken materyaller için rahatlıkla kullanmayı planlamaktadırlar. Eğer kuzgunların sahip olduğu bu özellik teknolojide kullanılırsa hem yüzeylerin kaygan olması önlenecek hem de yüzeylerin parlatılması için kimyasal kullanılması önlenmiş olacaktır. Kuzgunları tüm üstün özellikleri gibi parlak tüylerini de Allah yaratmıştır. Rabbimiz, yaratma sanatındaki benzersizliği bize bu gibi örneklerle göstermektedir. Alemleri “Ol” emriyle yaratan Allah üstün ve güçlü olandır. “Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Diriltir ve öldürür. O, herşeye güç yetirendir.” (Hadid Suresi, 1-2) Devam >>

Ahir Zaman, Hz. Mehdi ve Hz. İsa

Kısa Kısa: İlmi Araştırma 95

Türk devletleri için ortak tarih ders kitabı yazılacak Türk devletleri arasında işbirliği ve eşgüdümü artırmak amacıyla kurulan Türk Konseyi, Ağustos ayında Bişkek'te toplanacak zirvede eğitim, kültür ve bilim alanında önemli kararlara imza atmaya hazırlanıyor. Üye ülke okullarında ortak tarih kitaplarının okutulması ve ortak alfabeye geçilmesi bunların başında geliyor. Bir grup gazeteciye bilgi veren Genel Sekreter Halil Akıncı'ya göre, Konsey sayesinde tarihte ilk kez gönüllü olarak bir araya gelen Türk devletleri 'yan yana' yürümeyi öğrendikten sonra 'uygun adımda' yürümeye devam edecek. www.zaman.com.tr Devam >>

Bu Ay